Pompalı Su Arıtıcı mı Pompasız Su Arıtıcı mı almalıyım?

Su Arıtıcı PompaBirçok tüketici, cihaz almaya karar verme aşamasında evine pompalı cihaz mı, pompasız cihaz mı alacağına karar veremiyor.

Birkaç küçük notla bu konuya bir açıklama getirelim:

Pompasız cihaz 3 bar civarında sabit basınç olan evlerde yeterli performans gösterir, ancak pompalı cihaz tercih etmenin birkaç avantajı vardır:

  1. Bugün yeterli olan basınç, yarın düşerse pompasız cihazınızın üretim kapasitesi azalır.
  2. Pompalı cihazda, cihazın pompası en kıymetli filtre olan membrana sürekli sabit basınçta su vereceği için membranınızın yıpranma süresi uzar.
  3. Şebeke basıncına bağlı olduğunuz pompasız cihazda, cihazın atık suyu basınca bağlı olarak değişkenlik gösterebilir, oysa pompalı cihazda sürprizlerle karşılaşmazsınız.

Tezgahaltı Su Arıtıcıların Filtreleri Nasıl Değişir?

  1. Cihazın su bağlantısını ve (varsa) tank vanasını kapatınız. Cihazın tezgah üstündeki musluğunu açarak sistemdeki suyu boşaltın ve sistemşn basınıcını alınız.
  2. Su arıtma cihazınızla birlikte size verilen filtre kabı anahtarını kullanmak suretiyle su arıtma cihazınızın filtre kaplarını sökünüz.
  3. Kullanılmış filtreleri filtre kabından çıkartarak çöpe atınız.
  4. Gerek İnternetten gerekse yerel su arıtma firmanızdan tedarik etmiş olabileceğiniz  su arıtma filtre kartuşlarının ambalajlarını filtrelere hasar vermeden açınız ve filtreleri filtre kaplarına kapları ortlayacak şekilde yerleştiriniz.
  5. Filtre kaplarınıö filtre kabı anahtarını kullanarak su sızdırmayacak şekilde tatlı-sert olarak ifade edebileceğimiz şekilde filtre kabı contalarına zarar vermeksizin sıkınız.
  6. Sırasıyla tank vanasını ve cihazın su bağlantısını açarak cihaza su veriniz ve tanka su dolmasını bekleyiniz ve aynı zamanda su kaçağının olup olmadığını kontrol ediniz.
  7. Cihazın deposu dolduktan sonra musluğunu açarak sistemdeki suyu boşaltınız. Bu işlem yeni filtreler üzerinde kalmış zararlı partiküllerin temizlenmesini sağlayacaktır.


Sudaki kireç neden çöker ve leke yapar?

Kireçli Boru
Suda çözünmüş halde bulunan kalsiyum bikarbonat ve benzeri ürünler kimyasal reaksiyonları gereği belli ölçüde karbonat bileşik yaparak çözünmemiş katı haline gelirler. Lavabolarımız ya da su ısıtıcılarımızın iç yüzeyinde gördüğümüz tebeşirvari artıklar kalsiyum karbonat ve benzeri bileşiklerin çökmüş halidir.


Kireç Kimyasal Çökme Denklemi
Su ısısına bağlı olarak bu kimyasal reaksiyon sağ tarafa doğru hareket eder, yani çökmeye doğru gider.

Kireçli Rezistans

Dolayısıyla su ısındıkça sudaki kalsiyum bikarbonat, katı kalsiyum karbonat yani kireç olarak lavabolarda leke yapar,boruların içinde birikerek bir nevi mermer tabakası oluşturarak suyun geçebileceği hacmi zaman içerisinde küçültür.

Kireçsiz Suyun Sağlığınıza Faydaları

Sert sular dış görünüşleri açısından yumuşak sulardan farksızdırlar. Çünkü sertliğe neden olan iyonlar suda çözünmüş halde bulunur ve normal bir insan gözü bu iyonları göremez. Ancak sert sular tatları itibariyle tam tabirle “sert”tirler. İçilebilir olmalarına rağmen sert sular insan hayatında çeşitli sağlık sorunlarına neden olurlar.

Böbreklerde Depolanır

Vücuda alınan kalsiyumun emilimi bağırsaklarda gerçekleşir. Kalsiyum minerali bir çok yaşamsal tepkimede önemli rol oynar fakat kalsiyum aynı zamanda kalsiyumun böbreklerde taş oluşumuna da neden oluduğu konusunda derin tartışmalar bulunmaktadır. Tüm böbrek taşlarının yaklaşık % 70-80 i ya kalsiyum oksalat, veya kalsiyum fosfat ya da her ikisinin bileşiminden oluşur. Bazı araştırmacılara göre aşırı miktarda alınan kalsiyum böbrek taşı oluşum riskini artırır.

Enfeksiyona Neden Olur

Kireçli sular borularda, elbiselerde ve tabaklarda-kaşıklarda çökelek oluştururlar. Kireçli suları oluşturduğu bu çökelekler bakteriler için uygun yaşam ortamını oluşturur. Sabun köpüğünün altında oluşan bu gözeneklerde bakteriler çoğalır. Ayrıca bu gözenekler sabunun bakterilere ulaşmasını engeller. Bu da hijyenik olmayan bir temizlik anlamına gelir. Ayrıca sağlıksız olmasının yanı sıra daha fazla sabun kullanılsa dahi tam anlamıyla istenilen verim alınamaz.

Deride Kurumaya Neden Olur

Sert sular yoğun iyon içeriklerinden dolayı deriyi kuruturlar. Vücut temizliğini, banyosunu sert sularla yapan kimselerin ciltlerinde kurumalar başgösterir. Hassas deriye sahip kişilerde bu hemen fark edilir. Sert su kullanımı sonucunda ellerin üzerinde beyaz bir tabaka oluşur. Elleri sürekli kremler kullanarak yumuşatmak gerekir. Bunun için çeşitli losyonlar ve kremlere ve bunlar için de belirli bir bütçeye ihtiyaç vardır.

Cildinizde İrritasyona Neden Olur

Sert sular temizlik sonrasında deride kalıntılar bırakırlar. Bu kalıntılar vücudun tam temiz olmadığı hissini verir ve kaşıntılara neden olabilir. Bu sularla banyo yapıldığı takdirde daha yumuşak suyla bir kez daha banyo olma ihtiyacı ortaya çıkabilir. Çünkü kireç sadece deride kalıntı bırakmaz ayrıca saçların da sertleşmesine neden olur

Bilim adamları aşırı tuz içeren suların yani sert suların deride kalıntılar bırakacağını ve buna ek olarak sert suların köpürtülmesi için daha fazla sabun kullanıldığını bunun da sabun kalıntılarının deride kalarak kaşıntılara ve alerjilere neden olabileceğini savunuyorlar.

Diğer yandan insan cildinin hafif asidik olması gerekmektedir, çünkü bu bir anlamda vücudun bakterilerden korunması gereklidir. Derinin pH’sı alkali olmaya (yani asitliği azalmaya) başladıkça enfeksiyon oluşma riski artar.Cildinizin alkali olma durumu ise fazla sabun kullanımından dolayı ortaya çıkar. Fazla sabun kullanımı ise kireçli su ile el ve vücut yıkamanızın bir sonucudur.

Sudaki kireç (Su Sertliği) nedir?

Kireç, dünyamız üzerinde çözünmüş ya da çözünmemiş olarak en çok bulunan maddelerden birisidir. Ağırlıklı olarak kalsiyum ve magnezyumun karbonat ve sülfat ile yapmış olduğu bileşikler kireç olarak nitelendirilir. Bu maddeler suda çözünmüş olarak bulunduğu takdirde buna suyun sertliği adı verilir. Bu sitedeki ana konumuz suyun sertliğini arttıran ve birçok yerde çöktüğü için hayatımızda birçok probleme yol açan kalsiyum ve magnezyumun karbonat ile yaptığı bileşiklerdir.

Halk arasında kireç ya da sudaki kireç olarak adlandırılan başta kalsiyum karbonat, su ısıtıcılar, çaydanlıklar bakımsız merkezi ısıtma sistemlerinde bulunan beyaz, sert, tebeşiri andıran artıklardır. Benzer şekilde eski boruların iç yüzeylerinde de çokça bulunur.

Sudaki kireç, özellikle ısı ile karşılaştığında yüzeye çökerek hem cihaz (Çamaşır ve bulaşık makineleri, kombi ve kazanlar, vs.) ve su tesisatlarınıza zarar verir hem de sabun ve türevleri ile reaksiyona girerek bunların köpürmesini zorlaştırır.

Bilindiği gibi içerisinde yüksek miktarda Kalsiyum (Ca) ve Magnezyum (Mg) içeren sular sert olarak kabul edilir. Sertlik aynı zamanda suyun sabun köpüğünü çökeltebilme kapasitesi olarak da tanımlanır.

Gün geçtikçe dünya nüfusu artmakta ve en önemli hayat kaynağı olan su herkese eşit olarak ulaşamamaktadır. Suya ulaşabilenlerse suların kalitesinden emin olamamaktadırlar. Evlerde kullanılan sular belediyeler tarafından arıtılsalar da istenen verim alınamamakta ve evlerde temiz suya ulaşım gün geçtikçe zorlaşmaktadır. Su kısıntıları ve kesintileri insanları ya hazır sular almaya zorlamakta ya da kuyu sularına yönlendirmektedir.

Fakat şu da bilinen bir gerçek ki kuyu suları kullanılabilir sular olmalarına rağmen çok sert sulardır. Sadece kuyu suları değil şehir suları da arıtımdan geçmiş olmalarına rağmen hâlâ serttir. Bu suların verimli kullanılabilmeleri için çok çeşitli su arıtıcılar ve/veya su arıtma cihazları ile arıtılmaları gerekebilir.